01 Ekim, 2011

Evlilik Mimi

Deeptone tarafından mimlendim. Konumuz ise hayalimizdeki evlilik. Ya da düğün töreni evlilik hazırlığı falan sanırım. Ortaya bi karışık yapıyım da sakata gelmiyim.


   Öhöm öhöm.. Oyş heyecanlandım. İlk mim'im mazur görünüz. 


Hayalimdeki gelinlik Hot'N Cold klibini ilk izlediğimden beri bellidir zaten. Katy'ciiğimin o mükemmel gelinliğiii!! Açıkçası şu yabancıların kilisedeki düğünlerine fena halde özeniyorum. Çok hoş yea. Nedimeler falan. 
Düğünüm farklı olmalı ya. Takı töreni falan ne yaa öğhh. Türk düğünlerinin sadece göbek atma kısmını beğeniyorum. Heh ona geçince Katy gibi gelinliğin eteğini çıkartıcam ki attığım göbecikler belli olsun diimi ama. Aaaa ona geçmeden ilk dansı nasıl atlarım! Nothing else matters çaldırcam aabicim çalıcak o. Teypten falan. 


 Nikah da düğünde olmalı bence. Ama şu gelin ve damatın anırarak EVEEEĞĞĞT SONSUZAAAĞĞHH falan yapmaları hiiiç hoş değil bence ya. Aşk dolu bir bakış ve evet yeterli. Ayağına falan basmaya kıyamamm ayyşş. Ay bi de şakacıktan olayının dozu kaçmıştı ve damat gelinin ayağına falan basıyodu ya. İğrençç..


 Havuz kenarı falan olsun ki düğün sonu dağıtalım bi atalım kendimizi diimi. Birbiriyle alakasız o kadar çok isteğim var ki düğünümde mutlaka bişey eksik olucak. Umarım müstakbel eşim, o var gerisi hikaye diyebilceğim biri olur. 


Benden bu kadar deeptone:)

30 Eylül, 2011

Bir yeni tavsiye

   Küçük Arı


Geçen yıldan beri bu kitabı okumak istiyodum. Sonunda bu fırsatı buldum ve az önce bitirdim kitabı. 
 Konusu hakkında çok bahsetmek isterdim fakat kitabın arkasında şöyle diyor: 
  Bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz. Bunu yaptığınızda,lütfen,neler olduğunu anlatmayın;çünkü bütün büyü,olayların akışında...
  KE-SİN-LİK-LE YA!


Ama şunu söyleyebilirim sanırım, çok olay olmamasına rağmen üslub ve kurgu o kadar iyi ki asla sıkmıyo.
Genelde okuduğum kitaplardan tarz olarak çok farklıydı ama gerçekten iyi kitaptı.


 Tavsiye ediyoruuumm,ettim gitti.


Dipnot:Bir de kitabın içinden bi söz benden size gelsin.
"Barış,insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."

25 Eylül, 2011

Mr. Popper's Penguins

 Gideniniz bileniniz var mıdır? Jim Carrey var, bol bol kahkaha atacağız diye gitmeyin gibi yorumlar okudum. Bir yorum da sizden alıyım. 






Film penguenler üzerine sanırım daha çok. Çok sevimli buluyorum zaten onları beğenceğime eminim bir de Jim Carrey olunca zaten.. Ama o yorumlardan sonra bi tereddüt ettim. Siz ne dersiniz?












Dipnot: Jim Carrey'yi fena halde özlemişim! Mimik kralı,idol.

24 Eylül, 2011

Tam 24 kere

    10 gündür falan tam 24 kere bişeyler yazmaya çalışmışım. Bazılarında yazı,başlık bile yok. Yeni kayıt demişim ve bakışmışım anlaşılan. O kadar boş yaşıyorum. Kayda değer hiç bişey olmamış. 
Hayatım çok boş gibi hissediyorum. Evrende bi nokta bile değiliz. Çok önemsiyoruz kendimizi. Ne yani bizim etrafımızda mı dönüyo dünya. Kesinlikle dönmüyo. 70 yıllık bi ömür. Evrenin sonsuzluğunda bi nokta bile değil ki bu. Çok fazla düşünüyoruz bu kadar kısa bi ömür için çok zaman kaybediyoruz. Anı yaşa o kadar doğru bi söz ki. Değersiz varlıklar olduğumuzun farkına varıp anı yaşamalıyız şu kısacık hayatta. İnsani hevesler,uğraşlar çok boş.
Görünüşümüze önem veriyoruz çok. Şu beden çok mu önemli gerçekten? Öldükten sonra ruhumuzla yaşayacağımız sonsuzluk yanında 70 yıllık bi ömürde bize bahşedilen bi beden sadece. O da emanet. Sonsuz olan ruh.. Ona biraz önem verebilsek keşke. Dini açıdan algılamayın,ölümden sonra "hayat"a inanmam dinimle alakalı olabilir sadece.




Dipnot: Felsefe dersi yaramadı bana. 

19 Eylül, 2011

Ilk izlenim önemlidir

    Biri okullara ilk izlenimlerin önemli olduğunu hiç söylemedi mii?! Allaam ne nalet gündü böyle! 


   5 metrekare bahçemizde törenle başladı herşey. Ne kadarr güzel bir başlangıç diiiymi diyymii! Benim 3. senem alışmış olmam lazım diiimi normal şartlarda. Çekilir dert değil anacım alışılmıyo. Ben rezil hissettim yahu 9lar eblek eblek bakarken. Şok oldu garibanlar,eski günlerimi gördüm onlarda. 


        Tabiii herşey daha yeni başlıyodu!!


    Okulun pansiyonu inşaat halinde. İskele falan var bahçede. Ne güzel görünüyodur diiiymi diiiymi?! Tamam onu bırakın okula giriyoruz şimdi. İlk bakışta herşey normal görünüyo. Derin bir ohh çekicekken kabus yeniden başlıyoooo!! Sınıfların 3 metrekare olduğu gerçeği daannn diye çarpıyor suratlarına yeni arkadaşlarımızın. Ama ben bile unutmuşum gerçekten bu kadar küçük olduklarını.. Onların vay halinee! Ne ümitlerle gelmişlerdi diiiymi diiiymi. 


      Tamam bi şekilde dar mar ders işlenir. Peki ya can boğazdan gelmez mi anacım? Ah o da düşünülmüştü tabiii. 2 metrekare bi alana yeni kantinimiz yerleşmişti. Bu bütün öğrencilere şok etkisi yarattı. Çünkü okulumuzda fiziki açıdan övündüğümüz tek bölge orasıydı. Ora da yapım aşamasında olmasın mı!! 
Kantin denen yere girdiğimde-geçen sene okuma odasıydı-sanki başka bi okulun kantinine girmişim de yadırgıyorum gibi hissettim.


       Okulumuzun nüfusu 280e yakın ve kantinimizde tamı tamınaaa.. sıkı durun.. 8 masa ya var ya yok!!


İlk izlenimler önemlidir MEB.